SİVEREK’TE KAR AMAN VERMEDİ
BEŞ GÜNLÜK BEBEK KAYMAKAMIN MAKAM ARACIYLA HASTAHANEYE ULAŞTIRILDI
Sevgili Dostlar; Uzun yıllardan sonra Siverek kent merkezi beyaza büründü. Karın insan yaşamında ayrı bir yeri var. Çiftçilere göre kar berekettir. Laz balıkçılarına göre kar hamsi balığının vitaminidir, karın denize düşmesiyle denizlerde bereket dalgası daha çok olur. Kar çocukların yüreğinde sevinç, ellerinde kartopu sevinçleri karışır kar tanelerine.
Yaşlılarımız iyi bilir; eskiden daha çok kar yağardı Siverek’e. Buzdolabının olmadığı dönemlerde, karacadağa yağan kar, karlıklarda saklanır Temmuz’un sıcağında Siverek sokaklarında satışa sunulurdu, kış aylarından sonra bile aradan geçen birkaç aylık zaman dilimine rağmen kar Siverekli insanların yüreğini serinletirdi. Çocukluğumda bende yoğun kar yağışlarını hatırlıyorum. Birçok Siverekli gibi rahmetli babam pekmezin içine kar koyup karlama yapardı.
Dün gece Ustam Mehmet Güyüç ile birlikte, bizde yaşlanmış yüreğimizde çocuksu bir sevinçle kar yağışının altında Siverek sokaklarını dolaşıp karın zevkini çıkardık.
Kar yağdığında tüm insanların yüreğine sevinç olarak yağıyordu. Ne oluyorsa kar yağışının ardından oluyor. Yoksullar yakacak ve aş derdine düşerken, zenginler karın keyfini dağların zirvesine taşıyıp çoluk çocuk eğleniyorlar.
Tüm çocuklar zengin çocukları kadar şanslı değiller. Önceki gece Keçipınar köyünde gece 5 günlük bebekleri rahatsızlanan ailenin şansı yoktu, Kar yolları kapatmıştı, köydeki araçlar yola çıkamıyordu. Çaresiz kalan Mustafa ve Şükran İsya çifti, durumu Kaymakam Mahmut Hersanlıoğlu'na bildirdi. Bunun üzerine Hersanlıoğlu, normal araçların gitmekte sıkıntı yaşadığı 60 kilometre uzaklıktaki köye makam aracı olan cipi göndererek, bebeğin hastaneye ulaştırılmasını sağladı.
Kaymakamın cipini tahsis etmesi, bağlı bulunduğum Anadolu Ajansının dikkatini çekmişti. Şanlıurfa büro müdürüm merkezin soruları karşısında, bana dönüp şunu soruyordu’’Kaymakam bey neden kendi makam aracını tahsis etmiş?)Kaymakam beyi telefonla aradım. Toplantıda olmasına rağmen sağ olsun telefonumu cevapladı. Kendi makam aracının şahsi malı olmadığını o makam aracının asıl sahibinin o beş günlük bebek olduğunu belirterek şunları kaydetti’’İlçedeki resmi araçlar arasında bu iş için en müsait aracın kendi makam cipi olduğunu ve bu nedenle aracını köye gönderdiğini anlatan Kaymakam Hersanlıoğlu, "Zor durumdaki vatandaşlara yardımcı olmak bizim görevimizdir"
Beş günlük bebek 41 derece ateşler içinde Siverek devlet hastanesine ulaştırıldı. Kaymakam Mahmut Hersanlıoğlı makam aracını ilk kez vatandaşın hizmetine sunmuyordu. Geçtiğimiz günlerde yine kar yağışı yüzünden mahsur kalan gelin ve damadı düğün evine ulaştırıp onlarla birlikte halay çekerek yaşadığı sevinci göstermişti.
Siverek’te görev yapan diğer gazeteci arkadaşlarım gibi benimde karla ilgili birçok anım vardır. Karın sevinci ve hüznünü inanıyorum ki birçoğunuz yaşamışsınız bu konuyu burada noktalarken, dün yapılan İlçe İnsan Hakları komisyonu toplantı bilgisini sizlerle paylaşmak istiyorum.
SİVEREK’TE KADINA KARŞI ŞİDDET OLAYLARINDA ARTIŞ OLDUMU?
Siverek İlçe İnsan Hakları Ocak ayı toplantısı İlçe Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu Başkanlığında İlçe Kaymakamlık toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya İlçe Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Murat Eyliyen, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin yanı sıra Kurul üyesi sıfatıyla toplantıya bende katıldım.
Toplantının gündemindeki konuların yanı sıra, ilçemizde evde bakım hizmetine muhtaç insanların durumu, özürlü çocukları bulunan ailelerin ziyaret edilmesi ile ilgili şikâyetler değerlendirildi.
Toplantıda asıl önemli konu İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Jandarma Komutanlığının kurul üyelerine brifing verilmesidir. Yaklaşık beş yıldır İlçe İnsan Hakları Kurulu üyesiyim, bu konuda güvenlik birimlerinin kurul üyelerine bilgi verdiğine şahit olmadım. Benim açımdan bu önemli bir gelişmeydi.
Toplantıda İlçe Jandarma Komutanlığı ile İlçe Emniyet Müdürlüğü 4320 sayılı ailenin korunmasına dair kanun ile ilgili brifing sundu.
Son yıllarda kadına karşı şiddet olaylarındaki artışın nedeni tartışıldı. Konuyla ilgili kadınları bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmesi kararı alındı.
Kadına yönelik şiddet olaylarında bilimsel olarak aslında bir artışın olduğunu sanmıyorum. Artıştan çok eskiden şiddet mağduru kadınların gözyaşları ve çığlıkları dört duvar arasında saklı kalıyordu, şimdilerde ise Avrupa birliği uyum yasaları ile iletişim araçlarının gelişmesi, okullaşma oranının yükselmesi sonucu kadınlar kendilerine şiddet uygulayanları şikâyet etme cesareti gösterdiği için grafiksel olarak artış görülüyor.
Bu konu başlı başına bir yazı konusu olduğu için daha sonraki günlerde ele almak umuduyla saygılar sunarım.