Sayın hemşerilerim, sevgili kardeşlerim,
30 Ekim 1990 tarihinde kentimizin her yönü ile kalkınması ve elinden alınan il hakkının geri alınabilmesi için 21 Siverek’li dostlarla bir dernek kurarak yola çıktık.
Aradan 21 yıl geçti ve birlikte yola çıktığımız dostların ezici çoğunluğu çeşitli nedenlerle ve küçük bölümü de vefat nedeniyle yönetimden ayrılarak bizleri yalnız bıraktılar ve bir daha derneğe uğramadıkları gibi sormadılar.
Kurucu kadrosunda gönülden ve severek görev alan yürüyemeyecek kadar hasta olan ve vefat ettiğinde de yönetim kurulu üyemiz olan merhum Diyarbakırlı olup binlerce Siverekliden daha fazla Siverek’i seven Osman GÜYÜÇ ustayı rahmetle anıyorum.
Kuruluşundan günümüze başkanlığını yaptığım derneğin çalışmalarından bahsedecek değilim. Bu çalışmaları Siverek’te yaşayan gelişmeleri yakından izleyen her Siverekli kardeşimizin bilgisi olduğunu birebir aldığımız tepkilerden biliyoruz.
Siverek’i İl Yapma ve Kalkındırma Derneği kurulduğundan günümüze aydın, duyarlı, memleketini seven, yönetim kurulunda ve diğer organlarda görev alacak vatandaşların sürekli derneğe üye olmadıklarını, sahip çıkmadıklarını ve çeşitli mazeretler uydurarak görevden kaçtıklarına şahit oldum.
Yönetimde görev alan bazı dostlarında işlerinin çokluğu nedeniyle zaman ayıramadıklarından yönetim kurulunda istenen ve arzulanan katkıyı sağlayamadıklarından ayrılmak zorunda kaldıklarını, genel kurullarda gönüllü olarak organlara üye olmadıklarını, daha iyi faaliyetler yaparız düşüncesiyle liste oluşturmadıklarına da üzülerek şahit olduk.
Yıllarca sohbetlerde, toplantılarda ve basında yer alan yazılarımızda sürekli dernek çalışmalarına zaman ayırabilecek aydın gençlerin, emekli memur ve emekli öğretmenlerin üye olarak ve genel kurullarda görev almaları için çağrılar yaptığımız halde bir tek vatandaşımız gelip üye olmamış organlarda görev almamıştır. Derneğin kent sorunlarının tartışıldığı toplantılarına davet edilen vatandaşların ezici çoğunluğu bu toplantılarına katılmaya tenezzül etmemişlerdir.
Siverek tarihinde 21 yıllık zaman diliminde kent ve ülke tarihine geçecek önemli çalışmalar yapan böyle bir derneğin 5-10 bin üyesi yoksa, hizmet binası yoksa, bir aracı yoksa ve bu derneği açık tutacak bir personel çalıştıramıyorsa burada bir eksiklik, bir ilgisizlik, kaderine rıza göstermek ve bir teslimiyet var.
Eğer böyle bir derneğe aydını, esnafı, sanatkârı, tüccarı, çiftçisi, işsizi, serbest meslek erbabı ve gençliğinin büyük çoğunluğu üye olarak, organlarda görev alarak, fikir üreterek, toplantılarına katılarak, maddi ve manevi olarak sahip çıkmıyorsa,
Bu vatandaşların büyük çoğunluğu sosyal paylaşım sitelerinde edebiyat yapıyor, videolar paylaşıyor ve kendi sorunlarına sahip çıkmıyorsa,
Bu kentin önemli iş adamları bu kentin öz kaynakları ile gelişip serpiliyorsa, işlerini daha da geliştirip büyük kentlerde daha büyük işler yapıyorsa, bu topraklarda üretilen kaynakları büyük şehirlere yatırımıma dönüştürüp bu kentin gelişmesine, kalkınmasına küçük bir faydası yoksa,
Ve bu kesim hemşerilerine tepeden bakıp küçümsüyorsa, onlardan uzak duruyorsa, lütfedip selam veriyorsa veya ihtiyacı olduğunda arıyorsa, arandığında mecburen ilgileniyorsa, Bir kent cezalandırılıyorsa, on yıllarca ihmal edilip yok sayılıyorsa, insanlarının bir bölümü işsizlik bir bölümü de daha büyük yatırımlar yapmak için o kentten ayrılıyorsa, sorunları dağ gibi birikip çözüm bekliyor ve bu kentin vatandaşları çözüm adına hiçbir girişimde bulunmuyorsa, bu kentin sosyal yapısında ilgililer ve bilim adamları tarafından araştırılması gereken önemli sorunlar vardır.
Bası kesimlerin dışında esnafı, sanatkârı siftah yapamıyoruz, geçimimizi yapacak kadar kazanamıyoruz derken gelişmek ve kalkınmak adına toplumsal sorunlara sahip çıkılmıyorsa, bu kentin vatandaşları devletleri, hükümetleri, sistemleri, şirketleri hemen hemen herkesi eleştirirken özeleştiri yapmıyor, bir derneğe sahip çıkamıyorsa Allah aşkına bu kentin sosyal yapısında ne yok ki?
1980 öncesi Siverekli büyüklerimiz kentin her türlü sorunlarına sahip çıkarmışken ve Siverek ismini, Sivereklinin saygınlığını ülkeye iftiharla tanıtmışken günümüzdeki Sivereklinin kent sorunlarına olan sessizliğini, ilgisizliğini kabullenmek pek kolay değil.
Siverekli olmakta kolay değil. Siverekli olmak ayrıcalıktır. Siverekli olmak fedakârlık ister. Siverekli olmak kentini, insanlarını karşılıksız sevmek ve sahip çıkmaktır.
Sayın hemşerilerim, sevgili dostlar, dernek olarak büyük bir ihtimalle yakın zamanda olağan üstü genel kurula gitmemiz gerekeceğinden kentini, insanlarını seven, faydalı olmak isteyen, dernek çalışmalarına zaman ayırabilecek imkâna sahip olan emekli memur, emekli öğretmen ve aydınlarımızın öncelikle derneğe üye olmaları ve yönetimde görev almaları için çağrıda bulunuyorum.
22. yıla giren bu dernek kapanırsa derneğin 22 yıllık arşivleri imha edileceğinden Siverekli olarak kentimizin ve ülkemizin tarihine geçen demokratik mücadelesi ile ilgili bir tarih kaybolacaktır. Buna izin verilmemelidir.
Umutsuzca da olsa bu çağrıyı yapma gereğini duydum.
Umutsuzca dedim çünkü gelir getiren bir görevden bahsedilseydi müşterisi çok olurdu değil mi? sevgili dostlar.
Saygılarımla.